Jump to content
  • Sky
  • Blueberry
  • Slate
  • Blackcurrant
  • Watermelon
  • Strawberry
  • Orange
  • Banana
  • Apple
  • Emerald
  • Chocolate
  • Charcoal

Burak Ayağ

ÜYE
  • Content count

    1,280
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    34

Burak Ayağ last won the day on November 26 2018

Burak Ayağ had the most liked content!

About Burak Ayağ

  • Rank
    Başgan

Profile Information

  • Cinsiyet

Recent Profile Visitors

2,231 profile views
  1. Söylediklerine katılıyorum, zaten tartıştığımız konu senin benim ya da umutun nasıl yaptığı değil, renkleri ve dokuyu en iyi şekilde nasıl yansıtabiliriz çabasındayız. Tüm bunları bana açıklamana da gerek yok aslında, ben de renk işinden az buçuk anlarım, hoş maket yapmaya da resim yapmaya da daha dün başlamadım. Benim söylediklerinde karşı çıktığım kısım aslında sana değil ezber teorik bilgiye karşı bir duruş. Sen genel öğretiyi anlatıyorsun zaten, ortalama her maketçi bunları biliyor. Benim derdim bu noktada zihin açmak, geniş bakmaya çalışmak. Her teknik her modelde uygulanacak diye bir kaide de yok. Renklerin model üstünde ki bütünlüğünden bahsediyorsun, renk bütünlüğünü ve skalasını ışık sağlar. Dolayısıyla modelin kendi içersinde değerlendirildiği zaman senin bahsettiğin uygulamalara zaten katılıyorum. Bunlar dediğim gibi genel öğretiler zaten. Fakat Umut herşeyi yerli yerince uygulamış, daha fazla zorlamak hem modeli boğacak hem de efektlerin bir kısmını yok edecektir. Monotonluktan bahsediyorsun sürekli, madem öyle o zaman teorik bilgi parçalayıp biraz renk dinamiği konuşalım. Kahvenin mora kaçmasından rahatsız olduğunu dile getirmişsin, bilmiyorum renk skalasına ne kadar hakimsin ama red brown gibi bir rengin mora kaçmasını önlemek için seçecğin yağlı boya renkleri çok önemli ve bana sorarsan minimum 4 tonda olmalı. Orijinal renge zarar vermemek, altta ki efektleri yitirmemek için çok meşakatli bir uygulama yapmak gerekir. Tri kamo örneğine baktığımızda sence burada ki dinamik renk nedir? Madem renklerin monotonluğunu biliyorsun, dinamiğini de bilmen gerek. Ben kısaca bahsedeyim, dinamik rengi patlatıp ön plana çıkarmak için yapman gereken şey, en koyu rengi olabildiğince modülasyonsuz ham bırakmandır. Koyu her zaman en açık rengi patlatır, göz önüne çıkarır. Örneğin beyaz bi vazo çiziyosan arkasına en az 6-7 ton koyuluk atarsın ki önde ki beyaz vazo patlayıp göz önüne çıksın. Burada düştüğün hata senin her bölgeye ve alana aynı yoğun uygulamaları yapıp, renkleri iç içe yedireceğim derken, kendi monotonluğunu yaratma tehlikesine düşmen. Benim tam olarak müdahale etmek istediğim nokta, dinamik olan sarı ve yarı geçiş formunda olan kahveyi patlatıp ön plana çıkarmak için yeşilin ve üstünde ki daha koyu kısımların daha az modülasyonla işlenmesi gerektiği. Yani ben bir teknik biliyorum, her bölgeyi yağlı boyayla şöyle yıkıyorum, çok güzel oluyor, bence gerçeklik budur demek yerine, hangi rengin, hangi bölgenin ne kadar bir uygulamaya ihtiyacı var, yaptığım uygulama diğer renkleri ve bölgeleri gölgede bırakır mı, bunu idrak etmek gerek. Benim müdahale etmek istediğim konu bu, sana katılmıyorum demiyorum yanlış anlama, sadece konuya ekleme yapıyorum. Biraz daha doğada renkleri gözlemlemek, doğal ve yapay ışıklarda çalışmalar yapmak, hepimizin gözünü geliştirecektir.
  2. Oooo nefis Gökay abi ellerine sağlık
  3. Evet tercih meselesi olduğuna katılıyorum ama yarı parlak ya da kısmi mat bitmesinin gerçek dışı olduğuna katılmıyorum. Metal dediğimiz alaşım yapısı gereği ışığı fazlaca çeken ve yansıtan bir materyal. Üzerinde boya olması bişeyi değiştirmiyor, metal her zaman ışığı iyi alır ve yansıtır. Dolayısıyla aracın üzerinde ki tüm farklı dokuların, her malzemenin kendi parlaklık matlık dereceleri vardır. Resim yaparken bile tonlama yapıyoruz, ışık gölge ekliyoruz, metalin ve ahşabın çizgi tadı sence aynı mı olmalı? Metalde daha keskin parlak yüzeyler varken ahşapta çok daha yumuşak geçişler ve ışık yayılımı gözlemlenir. Yani tankın üstünde ki ahşap parçalar daha koyu iken metal daha parlak olmalı, kauçuklar lastikler ise en mat kısımları olmalı. Sen şimdi hepsini soldurup tek düze aynı matlıkta yaparsan tüm gerçekçiliği katletmiş olursun. Resim, renk bilgisi ve optik algıda hal böyle iken, neden maketleri de cansız ve mat yüzeyler halinde bitirelim? Amaç her dokuyu olabildiğince gerçekçi yansıtmak değil mi? Aracın üstü ile yürür aksamın yediği toz toprak bir mi? Üstü ile altı aynı parlaklıkta mı? Üst daha canlı gözükürken yürür aksam daha tozlu ve mat gözükmüyor mu? Peki bu yıpranma farkı, üste doğru açılıp canlılaşan renk modelin boyut ve hacim algısını doğru şekilde vermiyor mu bize? Islaklıktan da söz etmişsin, yürür aksamda ıslak dokuda taze çamurlar olmuyor mu daha eskilerin yanında? Daha yeni boyası kalkmış bir alan ile bir ay önce soyulmuş bölgenin parlaklığı aynı mı sence? Taze ve eski lekelerin modelde ayrı ayrı uygulanması tamamen mat yüzey uygulamasından daha gerçekçi değil mi? Sen arabana baktığın zaman jantları, tamponu, gövdeyi, camları vs. aynı parlaklık düzeyinde mi görüyorsun? Bence araç afrika da görev yapıp deli gibi toz toprak fırtınası yemiyorsa, boydan boya matlaştırmanın bir alemi yok. Özetle her doku kendine has parlaklık ve ışık dengesine sahiptir. Bu adam da uğraşmış her dokuyu güzel yıkamış filterelemiş akıtmış kokutmuş, mis gibi dokular yakalamış. Ben şimdi bu adama hepsini matlaştırıp kaynaştır diyemem, gerçeğinde de dokular kaynaşmıyor, hepsi ayrı ayrı ben buradayım diye bağırıyor.
  4. Şimdi hırtlık yapmak gibi olmasın ama bence soldurma işlemine girme, şuan gayet iyi. Herşeyi tek düze mat bitirmek çok doğru bi yaklaşım değil bence. Sonuçta silahında kalkanında (gerçeğine baktığında) metalik parçaların da hepsinin kendi aralarında parlama seviyeleri var. Yani kimi kısmı daha parlak kimi kısmı daha soluktur(kauçuk lastikler soluk gözükür mesela) ama silah ve kalkan hatta iç kısımda ki çalışmalar son derece etkili. Bence basit bi mat vernik işi çözecek ve kaydedecektir. Yağlı boya ile soldurma işlemi son derece anlamsız olur bence. Böyle totoş gibi muhalefet olup atlamak istemezdim ama son zamanlarda gördüğüm kadarıyla da, modelciler artık en gerçekçi etki için her yüzeyi kendi dokusunda bırakıyorlar ki bence de doğru olanı bu gibidir.
  5. Gayet iyi Emrah yaptıkça daha da iyi olacak. Boya hatalarının olması çok normal ikinci modelin buna hiç değinmiyorum o yüzden. Adamın ve tekerleklerin üzerinde ki kalıp izlerini almayı unutma bir dahakine. Hiç gaz kaçırıp hız kesmek yok, hemen bir sonra ki modele geç. Bu arada tekerlekli araç yapmak her zaman tanka göre daha zordur. Sana üçüncü modelin olarak tavsiyem eski kalıp tamiya tanklarından biri olabilir. Kolay gelsin.
  6. 1/72 | Panzer6 Tiger1 Tank Last | Hasegawa | Mümtaz Yıldız

    Çok güzel Mümtaz abi kolay gelsin, bitişi dört gözle bekliyorum
  7. Çok iyi reyiz, gümbür gümbür geliyor.
  8. Offf bayılıyorum kamyonlara ya, kolay gelsin Gökay abi takipteyim.
  9. Hastasın sen hastaaaaaa tedavi görmen lazım.
  10. Ya bırak sen çer çöpten maket yapan adamsın, bunun varya şeyini bile... neyse konuşturma şimdi beni Vitrinde koca bir rafı buna ayırdım, belki ileride vitrin çok araçtan dolayı sıkışırsa bunu ayrı bi camekan içine alabilirim.
  11. 1/35 | T-55 Enigma | Tamiya | Gökay Yalçın

    Eline sağlık reyiz on numara olmuş
  12. Eyvallah reyiz, dioramadan nefret ediyorum. Ben yapar hepsini oto galerici gibi dizerim Offfff o yüzden boyamıyorum zaten bi haftadır Sürekli masraf çıkıyor başıma, hem harç yatırım hem bitirme projem için tonla masraf yapıcam, famo biraz sürünebilir Vay kardeşim o platform nasıl çökmemiş ya
  13. Ellerine sağlık Emrah, ilk modelin için gayet iyi olmuş. Pigment ve eskitme malzemeleri için de sana tavsiyem çeşitli renklerde pastel boyalar alıp bunları toz haline getirip, ister karıştırıp ister direk kullanıp bir sürü pigment edinebilirsin. İlla çok para harcayıp pro malzemeler almana gerek yok. Ben genelde pigmentlerimi kendim yapıyorum. Bir de özellikle teker çevrelerini boyarken daha dikkatli olursan süper olur. Boyayı iyi sulandır dokundurduğun zaman lastik çevresinde kendi düzgünce yürür zaten. Şimdi hiç gaz kesmek yok, hemen bir sonra ki modele geç.
×