Jump to content
  • Sky
  • Blueberry
  • Slate
  • Blackcurrant
  • Watermelon
  • Strawberry
  • Orange
  • Banana
  • Apple
  • Emerald
  • Chocolate
  • Charcoal
             

Kürşat Kaan Kerimoğlu

ÜYE
  • Content count

    4,899
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    97

Kürşat Kaan Kerimoğlu last won the day on September 18

Kürşat Kaan Kerimoğlu had the most liked content!

About Kürşat Kaan Kerimoğlu

  • Rank
    Amateur Scale Modeller
  • Birthday 02/24/1980

Contact Methods

  • Website URL
    http://ASModeller.blogspot.com

Profile Information

  • Cinsiyet
    Male
  • Yer:
    İzmir

Recent Profile Visitors

7,009 profile views
  1. Resimler o kadar uzaktan flu olmuş ki yorum yapamıyorum. Daha iyi fotoğraflanırsa şansı olabilir ama şu haliyle zor.
  2. 2. Dünya Savaşı'nda Tank Bileşenlerinin Gelişimi

    Ağzına sağlık Alper. Güzel bilgiler verdin bize.
  3. 1/35 | T-72B1 MBT | Meng| Umut Can Aydın

    Gerçekleri mi söliyim yoksa duymak istediklerini mi?
  4. 1/35 | T-72B1 MBT | Meng| Umut Can Aydın

    100 GB'ysa beni unut. Yok hardiskte yer olmayınca size kaldım
  5. 1/35 | T-72B1 MBT | Meng| Umut Can Aydın

    Ne kadar yer kaplıyo bakayım SSD'de. Ağzına kadar dolu yer kalmadı.
  6. Elinize sağlık. Çok saçma bir soru sorucam. Le Mans'ta yarışan araçlarda güneşlik oluyor mu? Yarış aracına koyarlar mı?
  7. 1/35 | T-26 | HobbyBoss | ( Standart )

    Modelin tarzı biraz benim tarzıma benziyor. O yüzden hoşuma gitti. Ama anlamadığım bir nokta var. Taretten başlayıp arkaya doğru uzana beyazlıkkar nedir? Işık yansıması mı acaba? Çünkü eskitme tekniğiyse gerçek hayatta neye denk geliyor anlayamadım.
  8. 1/35 | T-72B1 MBT | Meng| Umut Can Aydın

    Hangi oyun? Söyle de biz de saralım.
  9. Eline sağlık Ahmet. Motorsikletteki ablanın sonu iyi diil ben sana diyim. O tepede elinde arbaletle bekleyen de büyük ayıp ediyor. Millet kırılıyo orda. O tutmuş öyle bekliyo.
  10. Bu da hoş bir modelmiş. Renkler boğmamış modeli.
  11. Bu helikopterlerin tipi bana hep Temel ve Dursun'u hatırlatıyor.
  12. Alman Nişancısı ve Atış Süreci Panther tanklarında bulunan 7.5cm KwK 42 topuyla nişan almak için TFZ 12a (Turmzielfernrohr) tek gözlü teleskopu kullanılırdı. Bu teleskopun iki büyütme derecesi vardı: 2.5 kat ve 5 kat. Bu büyütmelerden 2.5 kat olanı genel olarak etrafı gözlemlemek için kullanılırken 5 kat olanı hedef tespit edildiğinde atış yapmak için kullanılırdı. Bu teleskop tek gözlü olduğundan ve etrafında alın koruması olmadığından Panther tankı hareket halindeyken nişancı teleskopu kullanamazdı. Bu nedenle Panther tanklarıyla hareket halinde isabetli atış yapmak imkansızdı. Bu teleskopun üzerine ok şekilleri kazınmıştı. Tam ortada 1 tane büyük ok olurken sağ ve solunda ise küçük oklar dizilirdi. Nişancı hedefi ortada yer alan büyük okun ucuna denk getirirdi. 2.5 kat büyütülmüş teleskopik görüntü Bu dizili oklara denk gelen tankın sınırlarını göz önüne alarak nişancı uzaklığı tahmin etmeye çalışırdı. Bu tahmin sırasında derecelendirme denilen bir yöntemi kullanırdı. Bu hesaba göre 1000 metre mesafeden 1 birim büyüklük gerçek hayatta 1 metre uzunluğa eşitti. Oklardan büyük olanın ucları arası 4 birim kabul edilirken, küçük olanlar 2 birim kabul edilirdi. Örneğin; Sherman tankının genişliği 2.7 metredir. Buna göre önden teleskop ile baktığınızda Sherman tankı büyük okun tamamını kapsıyorsa eğer 4 dereceyi kaplıyordur ve 4 metre genişlikte olması gerekirdi. Oranladığımızda 1000 metrede 2.7 birim ise kaç metrede 4 birimdir? Sonuç 675 metre eder. Yani Sherman tankı bizim tankımıza 675 metre uzaklıktadır. Yine düşman tankının hareket esnasında okları geçiş hızına göre gerçek hızı hesaplanır ve merminin yolculuğu süresince ne kadar mesafe kat edeceği tahmin edilmeye çalışılırdı. Mesela bizim mermimiz havada 1 saniye kalacak ve düşman tankı 1 saniyede 2 oku geçiyor diyelim. O zaman nişancının 2 ok öne ateş etmesi gerekirdi. 5 kat büyütülmüş teleskopik görüntü Savaş anında böyle bir hesabı yapmak tabii olarak imkansızdır. Bu nedenle nişancının çok tecrübeli olması ve düşman tankının kapladığı birime göre anında mesafeyi tahmin etmesi ve hızla atışını yapması gerekirdi. Genelde tankçılar ilk gören, ilk ateş eder ve ilk vurur kuralını çiğner ve mesafeyi hesaplamak için koaksiyel makineli tüfekle ateş eder. Bu atışı gözleyerek mesafeyi tahmin ederdi. Görüş açısının etrafında yer alan küçük işaretler hangi silahın ve ne tür merminin kullanılacağına göre silahı ayarlamaya yardım etmek için yerleştirilmişti. Nişancı üstte yer alan işaretlere göre topu, altta yer alan işaretlere göre ise koaksiyal makineli tüfeği ayarlardı. Biraz önce mesafeyi hesaplayan nişancımız silaha ve kullandığı mermiye göre en tepede yer alan kalın oku uygun mesafeye sabitlerdi. Bizim tankçımız Pzgr 39/42 zırh delici mermiyi 900 metre mesafeye ayarlamış. Bu sayede teleskopta görünen görüntüye göre topun yüksekliği ayarlanır ve merminin doğru noktaya gitmesi sağlanırdı. Savaşın başında çok tecrübe kazanan tank mürettebatlarının ileri zamanda ölmesi ve yenilerinin benzin, mermi yokluğundan tam olarak eğitilememesi nedeniyle zamanla mürettebat kalitesi çok düşmüştür. Bu kadar tecrübe gerektiren bir işlemi acemi tankçılar gerçekleştiremediğinden savaşta Almanlar için başarısızlık da kaçınılmaz olmuştur. Amerikan Nişancısı ve Atış Süreci Sherman tankının 76mm M1A2 topuyla M71D tek gözlü teleskop kullanılarak nişan alınırdı. Bizim resmimizde görülen düşman tankları 800 metre mesafedeler. Sherman tankıyla Panther arasındaki fark Sherman nişancısının periskopik görüşe de sahip olmasıdır. Bu periskopun etrafında alın koruması da olduğundan hareket esnasında dahi etrafa bakabilmektedir. Periskopla etrafı gözetleyen nişancı düşman tankı gördüğünde teleskopa geçer ve hedefe nişan alırdı. Yine Panther tankından farklı olarak Sherman teleskopu sadece 5 kat büyütmeye sahipti. Yine Sherman tankında az ışıklı ortamda kullanmak için bir düğme bulunur ve nişancı bu düğmeye bastığında işaretler belirgin hale gelirdi. Sherman nişancısının teleskopik görüntüsü, düşman tankları 800 yard mesafedeler. Sherman tankında sadece M62 zırh delici mermiye göre hesaplanmış işaretler bulunurdu. Bu tanklarda kullanılan M42A1 HE mermiler içinse tahmini hesaplama yapılırdı. Görüşte bulunan mesafeler yard olarak derecelendirilmişti. Tank komutanı hedefin tahmini uzaklığını söylerdi ve nişancı topu bu mesafeye göre nişanlardı. Burada tank ateş etmiş ve teleskoptan mermi izi görülüyor. Mesafe işaretleri 8, 16, 24 şeklinde aşağı doğru artıyor. Bunun nedeni mesafe arttıkça topun daha fazla yukarı kaldırılması gerekmesi. Komutan ve nişancı arası haberleşme belli mesaj kalıplarıyla yapılırdı. Örneğin sağ tarafta 800 metrede bir tank tespit edildi diyelim. Komutan şöyle bağırırdı: Nişancı! [Nişancıyı haberdar etti] Panther! [Hedefi tarif etti] Zırh Delici! [İstediği mermiyi söyledi] Sağ tarafta! [Bu anda tareti hedefe çevirir] Hazır! [Tareti hedefe denk gelene kadar çevirip bırakır] 800 metrede! [Nişancıya mesafeyi belirtti] Ateş! [Komutu ile atışa izin verdi] Bu resmi olarak belirlenmiş haberleşme dili savaş esnasında kullanılmaya uygun olmadığından genelde basit komutlar kullanılırdı: "Tepenin sağında samanlığın kenarında tank gördüm, atış serbest!"
  13. Hepimiz 2. Dünya Savaşı'nın bilinen tanklarının yapılarına aşinayız. Peki 2. Dünya Savaşı'nda tank bileşenlerinin yerleşimi nasıl değişmişti? Bildiğimiz gibi savaşın başında kullanılan tanklar 30'lu yılların dizayn özelliklerine sahipti. Bu tankların amaçlarının karşılıklı tank savaşı yapmak değil piyadeye destek olmak olduğunu düşündüğümüzde savaşın ilerleyen dönemlerinde tank dizaynının değişmesi de doğal gözükmektedir. Öncelikle bir tankın ağırlık dağılımı nasıldır? Genel hatlarıyla tankın en ağır kısmı yaklaşık %50'yle zırh ve iskelettir. Bunun yanında süspansiyon-palet ve tekerlek sistemi yani hareket elemanları %20 ağırlığı oluşturur. Kalan %30'un yarısını motor bileşenleri [benzin dahil] oluşturur. Mühimmat ve top silah sistemleri yaklaşık %10 ağırlık kaplarken diğer parçaların tamamı ise kalan %5'i oluşturur. Bu oranlar tanktan tanka ufak da olsa değişebilir. Savaşın erken dönemlerinde tanklar piyade destek elemanları olduğundan daha kısa toplara sahiptiler. Genel olarak diğer tanklara karşı kullanılmak için yapılmamışlardı. Düşük kalibreli ve düşük hızlı tanklardı. Tanka karşı savaşma gerekliliği ortaya çıktığında yüksek hızlı ve yüksek kalibreli tankları dizayn etmek ve topları da uzatmak gerekti. Erken dönem bir Alman Panzer IV tankını örnek alırsak. Kısa bir top namlusu, ortaya yakın taret, sürüş takımları ön tarafa yerleşmiş, hareket dişlisi önde, motor arkada ve ön tarafa doğru hareket için şaft uzatılması gerekiyor. Bu tankın amacı piyadeye destek olmak. Erken dönem bir Alman Panzer III tankı yine aynı özelliklere sahip. Ama tankın topu döneme göre uzun tercih edilmiş. Erken dönemde Panzer III tankları diğer tanklara karşı tank avcısı rolünü üstlenmek üzere dizayn edilmişti. Geç dönem Amerikan M4A3E8 tankına bakarsak. Uzun bir top namlusu, ortaya yakın taret, sürüş takımları ön tarafa yerleşmiş, hareket dişlisi önde, motor arkada ve ön tarafa doğru hareket için şaft uzatılması gerekiyor. Bu tankın amacı diğer tanklara karşı savaş vermek. Geç dönem Rus T-34/85 tankına baktığımızda ise uzun bir namlu, öne yakın taret, sürüş takımları arka tarafa yerleşmiş, hareket dişlisi arkada, motor arkada ve ön tarafa doğru hareket için şaft uzatılması gerekmiyor. Bu tankın amacı da diğer tanklara karşı savaş vermek. Geç dönem Alman tankları olan Panther ve Tiger'a baktığımızda ise uzun bir namlu, taret ortaya doğru biraz daha yaklaşmış, sürüş takımları hala ön tarafa yerleşmiş, hareket dişlisi önde, motor arkada ve ön tarafa doğru hareket için şaft uzatılması hala gerekiyor. Bu tankın amacı da diğer tanklara karşı savaş vermek. Peki bu dizayn tercihlerinin nedeni neydi? Erken dönemde kısa namlulu toplar ağırlık merkezini değiştirmediğinden tankın dengesi ile oynamak gerekmiyordu. Almanlar ve Amerikalılar arkada yer alan motoru dengelemek için şanzıman ve sürüş takımlarını ön tarafa yerleştirmekteydi. Taret de ortada yer alınca ağırlık dağılımı kolayca dengelenebiliyordu. Yine hareket dişlisi önde olduğu için palete takılan toz ve çamur üstteki yardımcı tekerlekler tarafından temizleniyor ve hareket dişlisinin hareketini de engellemiyordu. Ruslar ise hem motoru hem de şanzuman ve hareket aksamlarını arkaya yerleştirdiğinden ağırlık dengesi arkaya doğru baskın oluyordu. Bunu dengelemek için de taret ön tarafa yaklaştırılmıştı. Bu sayede tankın ağırlığı dengelenmiş oluyordu. Zamanla toplar uzamaya başladılar. bu uzayan ve büyüyen toplar nedeniyle tankların ağırlık merkezi de değişime uğradı. Amerikalılar buna hemen önlem aldılar ve hareket dişlisi ve şanzımanı tankın arka tarafına aldılar. Buna örnek olarak M26 Pershing tankını verebiliriz. Rus tankları zaten dengeli olduğundan uzayan namluyu dengelemek için taretleri arkaya doğru uzattılar. T-34/85 tankının taretinin uzamasını buna örnek verebiliriz. Almanlar ise bu ağırlık değişimine çözüm bulamadılar. Ön taraftan çekişli ve ağır tankları dengesizdi ve ağırlık merkezi öne doğru dağılmıştı. Ağır tankları şaft üzerine ekstra yük bindiriyordu ve bu şaftlar sürekli hata veriyordu. Yine öndeki hareket dişlisi üzerine çok fazla ağırlık biniyor ve yine kullanım süresi kısalıyordu. Buna önlem olarak Alman tanklarının da iç içe geçmiş yardımcı tekerlekler kullanılmaya başladılar. Tiger ve Panther tanklarında garip iç içe geçmiş tekerlekler kullanılmasının nedeni de budur.
  14. 1/35 |Command Post Car M577 Diorama | Serdar Barışkan

    Zemin konusunda gelişiminiz ileri düzeye erişmiş. Ama araçlar ve figür konusunda eksikler var. Bizim eltiler (İsmet-Bulut) zaten yazmışlar eksikleri. Bu arada tebrik etmek lazım. Benim 40. makette ulaşamadığım seviyeye 4. makette ulaşmanız sevindirici.
×