Jump to content
  • Sky
  • Blueberry
  • Slate
  • Blackcurrant
  • Watermelon
  • Strawberry
  • Orange
  • Banana
  • Apple
  • Emerald
  • Chocolate
  • Charcoal
             

Leaderboard


Popular Content

Showing most liked content since 03/07/2020 in all areas

  1. 30 points
    Merhaba değerli dostlar Tam üç ülke ve dört şehir görüp sonunda final dediğim bu arkadaşı artık görücüye çıkarıyorum. BU kadar yer değiştirmenin hikayesine gelince Modeli Doğubayazıt'tayken ebay'den açık artırma ile 2014'te satın aldım, eş zamanlı olarak da Eduard'ın bu kit için çıkardığı ''Big Sin'' setini sipariş verdim. Kokpit bölümüne hemen başladım ama modelcilik yeteneklerimin kiti hakkıyla yapmaya yetmediğine kanaat getirince ara verdim. 2016'da tayinim Ankara'ya çıkınca kit de doğal olarak Polatlı'daki eve geldi. Orada tekrar başlamışken, Afganistan görevi çıkınca bu arkadaş da kolide kendine bir yer buldu. Kabil'de bir sene içerisinde kokpit ve gövde bitti ama kokpit camı ile TOW setinin yapımına takılıp kaldım. Kırgızistan ataması belli olunca da kargo ile Kabil'den doğrudan Bişkek'e geldi. Bir sene boyunca rafta durdu ama elim bir türlü gitmedi. F-4E'nin boyalar da bir türlü gelmeyince bir baktım ki bu arkadaş tekrar elimde. Uzun lafın kısası çoooook uzun süre (6 yıl) sonunda bitirmeyi başarabildiğim bir model oldu kendisi. Kite gelince, W modelinin 35 ölçekteki Academy ile birlikte iki modelinden birisi. 2000 yılında MRC'nin 1992 yılı modelinin yeniden kutulanmış hali. Bazı detayları çok iyi bazı detaylar ise gerçekten modelin eski olduğunu inkar etmeyen bir durumda. Yapacakların bu ölçeği de göz önüne aldığımızda Eduard'ın detay setini almasını mutlaka tavsiye ederim. Ama bu kadar PE ile uğraşmak gerçekten sabır ve el becerisi gerektiriyor. Ben de biraz daha sabredip bu kite şimdi başlasaydım kesinlikle daha iyi bir iş çıkarırdım sanırım. Ama her türlü hatasına rağmen rafta durduğunda bana bak dedirten bir model oldu Yapım aşamalarına ait ne yazık ki çok az foto var, onları da paylaşıyorum. Final fotoları...
  2. 27 points
    Herkese merhabalar, Bu zor günler de yapılacak en iyi şey belki de model yapmak. Kafamda yukarı da ki referans fotoğraftaki gibi aşırı yıpranmış bir sea kamuflajlı F-100 yapmak var. Uzun zamandır bir uçak modeli yapmadım o yüzden bir heyecan ile açtım kutuyu,kokpiti topladım. Bir kaç ufak ekleme ile kokpiti bitireceğim. Herkese sağlıklı kalın kalabiliyorsanız da evde kalın diyorum.
  3. 25 points
  4. 24 points
    Herkese merhabalar. Bir süredir çok yoğun olmamdan dolayı paylaşımda bulunamıyordum. Virüsün bana verdiği yetki ve zamana istinaden eski modellerimden birini sizlerle paylaşmak isterim. Aslında sırada 1/72 ölçek İskander modelim vardı ama tek bir resmini bile bulamadım. Kısa aralıklarla hem bilgisayarımın hemde telefonumun bozulması çalışma resimlerimin birçoğunu yok etti. Esas oğlana gelecek olursak benim en sevdiğim tanktır kendileri. Şu anda da tezgahımda zaten bunun küçük kardeşi Mk.3D var ve kenarda Mk2B hazır kıta beklemekte, Mk1 Hybrid modelide koşarak abilerine yetişmeye çalışmakta ki sanırım onunda eli kulağında. Bu modeli 2019 yılının mart ayında bitirmiştim. Bol Fotolu(yaklaşık 100 foto) az anlatımlı olacak o yüzden bir sorunuz olursa seve seve cevaplarım. Kiti bana doğum günümde @Ahmet Gürkan ve @Kürşat Kaan Kerimoğlu kardeşlerim hediye etmişti. Kendilerine hafiften kinayeli bir şekilde tekrar teşekkür ediyorum Nedir bu Trophy olayı derseniz şu video herşeyi anlatıyor. Yakışıklımızın reel resimleride şu şekilde. Merkavalar 4 ana modelden oluşmasına rağmen 4 merkavanında kuleleri aynıdır. Farklı olan tek şey ana kule gövdesi üstüne yaptıkları zırh eklemeleridir. MErkava 4 ise ailenin en iri olanıdır. Kit genel anlamda çok iyi olmasına rağmen bazı yerlerde sizi after markete yönlendiriyor. Benim gibi pinti bir adamsanız işi ucuz yollu bir mash alarak çözme yoluna gidiyorsunuz Önce üstteki gibi yapmıştım ama sonra referansların öyle olmadığını hatırladım ve olması gerektiği şekilde durumu düzelttim. Kitten çıkan namlu uzunlamasına 2 parça halindeydi. Aslında oda kullanılabilirdi ama bu metal namlu uygun fiyata denk gelince aldım ve kullandım. Bu kadar çok parça birleşip kulenin arka sepetini oluşturuyor. Meng parça sayısını arttırmak için bazen sınırları zorlayabiliyor. Birde sanırım bu şekilde çok parçalı üretmek maliyetleri azaltıyormuş(Şehir efsaneside olabilir hiçbir fikrim yok) Alttaki resimde görülen turuncu şeffaf malzeme oto aksesuarcılarda satılan ve ışık durumuna göre ana rengine yakın skalalarda renk değiştiren bişey. Yanarlı dönerli. Sağolsun benim insan artığı apaçi komşumun arabası sayesinde böyle bir malzemenin varlığını öğrendim. Kitin paletleri tek kelimeyle enfes. Evet zahmetli biraz ama sonuç harika. Kit yeterince detaylı olduğu için aman aman bir ekleme yapmadan astara hazır hale getirdim. Kaymaz yüzey/kumlama/antislip uygulaması yapılabilirdi ama o konuda kendime güvenemediğim için o işe girmedim. Astar Surfacer 1200 1/1 oranında, ön gölgeleme Tamiya mat siyah ile yapıldı. Ana renk ise Model Master 2138 kodlu israel sand rengi. Kitin dekalleri çok çok iyi ve ince olmasına rağmen kolay olan birkaç işareti maske ve boyama ile yaptım. Zor yerlerde kitin dekallerini kullandım ve dekaller gerçekten zar gibi ve sorunsuz. Merkavalarda alttaki resimdeki kanca(kancadır herhalde adı yada herneyse) çok kullanılan bir malzeme. Standart lehim telinden şekillendirdim. Parlak vernik sonrası tamiya siyah panel line uyguladım. Resimdeki çanta Kenan komutanın dökümlerinden bu arada Yağlı boya uygulamalarında benim temel amacım monoton ve tekdüze görüntüyü kırmak. Hafif chipping ve sürtmeler. Makinelinin yanındaki boş kovan kesesi için plastik çubukları kesip üst üste yapıştırdım. Sonra tamiya gold boya ile boyadım ve kuruyunca vernik atmadan tamiya panel line uyguladım. Sonrada kesenin içine yapıştırdım. Birde merkavalarda ana namlu üstündeki makinelilerin kablosu oluyor. Ne işe yarar diyenler içinde eklediğim videonun 08 ila 20nci saniyeleri sorularının cevabını içermektedir. https://www.facebook.com/watch/?ref=saved&v=562432687607253 Paletleri ne renge boyadığımı hatırlamıyorum ama sanırım nato black yada rubber black boyamıştım. Yinede yanılıyor olabilirim. Palete iyice sulandırdığım pigment binderı fırçayla sürdüm. Sonra pigmentleri fırçayla paletin üstüne sepeledim. Onunda üstüne vallejo AB thinneri kurdandan fırça yardımı ile sıçrattım. En sonda grafiti kalem ve vallejo metal pigmentle biraz metal efekti çalıştım. Yavaş yavaş palet yapmanın mantığını öğrenmeye başladım sanırım. Alt gövde tabanında da benzer uygulamaları yaptım. Şu hareketli ve güzelim süspansiyon palet setini sırf zemin yapmaya üşendiğim için ziyan edip sabitledim ya, kızıyorum kendime Şuraya "barış" işareti koymamın sebebi gördüğüm bi fotoğraftı. Fotoğrafta 9-10 yaşlarında bi çocuk ortadoğuda(muhtemelen ırak yada afganistandı) bi zırhlı araca tebeşirle bişeyler çiziyordu ama ne olduğunu anlayamamıştım. O foto bende bunu yapma isteğini uyandırdı. Uygulamayıda beyaz pigment ve pigment binderı karıştırıp fırça ile çizdim. Antenleride milyoncudan aldığım mini süpürgenin kıllarından yaptım. Esnek,sağplam,boya tutuyor ve çok ucuz Bu keratanın final fotoları yok. Çekmedim çünkü makine çekecek ortam vs. sahip değilim. İlerde olurda çekersem onuda paylaşırım. Elimde olanları koyuyor ve affınıza sığınıyorum. Esen kalınız
  5. 23 points
    Üretim Aşaması Final Fotoğrafları
  6. 22 points
    Tekrar merhaba. Uzun zaman önce yapımını tamamlamış fakat fotoğraflama fırsatı bulamamıştım. Evde kal sloganı ile birlikte çekimleri yaptım Kit gerçekten çok keyifli, parçalar problemsiz ve 1/72 ölçek için detay seviyesi oldukça yüksek. Yapımında Mig Jimenezin Desert color serisini kullandım. İlk kullanımım olduğundan dolayı boyaya alışmam biraz zaman aldı. Lafı çok uzatmadan fotoları paylaşarak biten modellere ekliyorum. Daha güzel günler de paylaşım yapmak dileğiyle, herkese sağlıklı ve bol modelli günler dilerim. ( Yapacağınız tüm eleştirilere de açık olduğumu belirtmek istiyorum )
  7. 21 points
    Herkese günaydın Terminatör arkadaşın verniğini kurumayı beklerken araya bu arkadaşı da alıverdim Dizaynını çok beğendiğim ve uzun zamandır yapmak istediğim bir modeldi. Kit klasik Tamiya kalitesinde, yani neredeyse hiç oturma problemi yok. Bu sefer farklı olarak doğrudan gövdeden başladım. Boya olarak Gravity'nin Ferrari Kırmızısını ve Mr.Color'un Chrome Silver'ını kullandım. Vernik olarak Tamiya X-22 kullandım. Ana boya ve vernikten sonra dün tüm gün dekalleri halletim. Genel olarak problem yok ama bazı dekaller model üzerinde hareket etmemekte ısrar ettiler. Sebebi de sanırım dekal kağıdından tamamen ayrılmasını beklememem. Ufak tefek aksaklıklarla dekalleri halletim. Güzel tarafı her iki renk de dekallerdeki renklerle neredeyse tamamen uyuştu Sabah üç kat vernik uyguladım ve kurumaya bıraktım. Yavaştan içine de başarım sanırım...
  8. 20 points
    Herkese merhabalar, Geçen hafta incelemesini yaptığım bu aziz gemi hakkında o kadar araştırma yaptıktan sonra kendisini modelleme isteğim kabardı ve yığınla yarım maket olmasına rağmen buna da başladım, umarım gaz kaçmadan bitirmek nasip olur Kit incelemesi: Gövde iki parça verilmiş ve aralarında da hizalamayı sağlayacak destek parçaları var. Lakin parçaların sıralaması ve yönleri önemli ve büyükten küçüğe doğru olmadığı için (baştan kıça sırayla 1-3-5-4-6-2) kalemle numarandırma ihtiyacı duydum. Macun-tesviye işini en aza indirebilmek için bu aşamadan sonraki aşamada da yapıştırılacak olan parçaları ağaçtan çıkarıp, temizliyorum. Böylece, yapıştırdığım sırada diğerinin de hizasını kontrol edebiliyorum. Gövde yanları yapıştırıldı, diğerleri kuru montaj Bacalar dört parçadan oluşuyor. Bu fotoda gördüğünüz kıl makası bu inşa sürecinde en iyi dostum oldu. Şayet iki üç yerden bağlanmış onlarca kırılgan çubuk parçayı neşter ya da standart yankeski ile ağaçtan ayırırken kırmanız işten bile değil, ondan sonra uğraş dur. Şiddetle tavsiye ederim, sadece gemi değil uçak ve tank modellerinde de çubuğumsu parçaları ağaçtan ayırırken işinize yarayacaktır. Ayrıca PE parçaların ağaç bağlantılarını temizlemekte de kullanıyorum. Bacalar birbirine benzese de farklılar, karıştırmamak adına birini bantla işaretliyorum Sorunsuz yerleştiler Yalnız geminin waterline tabakası olması gerektiği gibi altına oturmuyor, geminin içine geçiyor. Yani onu yapıştırsanız da yapıştırmasınız da bir şey değişmiyor şayet boyama planında da karina kırmızısı boyanacak bir bölüm yok. Ben bu parçayı yapıştırmadım. Sebebi de uçuş güvertesinin gövdeyle birleşim noktalarının sıkıntılı olması. Şayet eğer pistin tam oturmasını istiyorsanız aşağıdaki kenetlenme noktalarının tam hizalanması ve üzerlerine baskı yapılması gerekiyor. Alt güvertelerdeki tekneler vs boyanması gereken küçük detayların düzgünce boyanabilmesi adına ben güverteyi kılavuzun söylediği aşamada değil de ana boyama bittikten sonra yapıştıracağım. Bu arada kayıkları da temizledim Hepsi temizlendikten sonra astara hazır beklemeleri için kürdanlara geçirildiler Bu gördüğünüz parçanın üzerindeki ağaca birleşim yeri. Maalesef sadece tek yüzeyden değil de iki bitişik düzeyden bağlanmış. O yüzden keserken en iyi ihtimalle bile en az iki kere bıçağı vurmanız gerekiyor. Bu boyutta sürüyle parça olduğu için temizleme işlemleri ekstra zaman ve dikkat istiyor. Yerine yapıştırıldı Bu parçalarda sorun yaşamadım ama baş kısımdaki Krizantem'i keserken bir "tık" sesiyle kabus gibi bir yarım saat geçirdim. Klasik modelci düşmanı olan halı ile mücadele sonunda parçayı sağlam bir şekilde buldum ve bir daha kaybolmaması için hemen yerine yapıştırdım. Krizantem (Kasımpatı), Japon İmparatorluk Donanması'nın bütün büyük gemilerinin baş kısmında bulunan bir onur nişanıdır. Daha sonra uçuş pistini destekleyen bacakların montajını yaptım. Bu aşama belki de şu ana kadar yaptığım bütün modellerin arasında en uğraştırıcı aşama olabilir. 17 ayrı noktanın aynı anda hizalanması gerekiyor ve bunların hiçbirini yapıştırmadan sabitleyip, hiza doğru olduğunda sadece alt güverteye olan bağlantılarını yapıştırmanız gerekiyor ki hem uçuş güvertesini yapıştırmış olmayın hem de boyama bittikten sonra uçuş güvertesini takmak istediğinizde parça uyuşmazlığı yaşamayın. Yukarıda yazdığım gibi uçuş güvertesi üzerinde ciddi baskı olmadan yerinde durmadığı için maketin üzerine boya yığarak bu aşamayı tamamladım. Bunlar dıştaki bağlantı noktaları, gövde içerisinde 10 adet daha var Yapıştırma sonrası uçaksavarlar ve gövde yanlarındaki platformlara giriştik. Tabi bu arada Amiral Maya da filonun yeni gemisinin inşasını denetlemeye geldi. Bilimum adet uçaksavar silahı Type 89 ve 96'nın hem zırhlı hem de zırhsız versiyonları geminin üzerinde bulunuyor Uçaksavarlar, yan platformlar tamam Maalesef bu merdiven Krizantem kadar şanslı olamadı. Ertesi sabah bulabildim ve bu ezilmiş haldeydi. Yine de ucundan kenarından kese biçe düzeltip yerine oturttum Antenler ve Köprü Astara hazırız Baskı olmadığında böyle bir boşluk oluşuyor, yerine oturtmanız mümkün değil Meşhur Krizantem Kemeri Maalesef gövdedeki antenleri yapıştırmak gibi bir salaklık yaptım. Gördüğünüz gibi kirpi misali bir şey oldu, boyarken çok sıkıntı çektirebilir. Nathan James ile beraber Kit hakkında biraz yorum yapmak istiyorum. İlk parçayı kesişimden astara hazır hale gelene kadar 3 gün sürdü, benim standartlarımda gayet kısa bir süre. Kitin plastiği inanılmaz kaliteli ve çapak neredeyse sıfır, itici izleri de az biraz köşelerde var. Parça uyumu uçuş güvertesi dahil birkaç parça dışında çok iyi, sadece 5 yerde macun kullanmam gerekti. Şimdiye kadar yaptığım en keyifli gemi maketi diyebilirim. Şimdilik bu kadar, sırada astar var.
  9. 19 points
    3 günlük çerez Biraz detay eksik olsa da güzel bir kit Sol paletteki ufak bir problem hariç bitti
  10. 19 points
  11. 18 points
    Herkese merhaba, yine mi phantom dediğinizi duyar gibiyim Geçen hafta başladığım maket için konu açamadan tesadüf birçok phantom üretime alınmış. Ama herkesin elinden çıkan nasıl olsa bir başka olacak diye ben de konu açmadan bitirmek istemedim. Kit dışa detay imiş. İçe çevirmeye yeltenmedim bile. Onun dışında kanopi açık veya kapalı alternatifli gelmesi güzel. Ama montaj aşamasında hava alıklarından birinin yanı ile alt tarafı arasında büyük bir açıklık kaldı. Umarım halledebilirim. Ama dışa detaylar da bu aşamada kaybolacak muhtemelen. Neyse kötü kısımları gösterip göz zevkinizi bozmak istemiyorum. 144 ölçeklerden sonra 72 ölçeğe geçince dedim ki kokpite biraz özeneyim Bir aksilik olmazsa kanopiyi de açık bitirmeyi düşünüyorum. Büyük hazırlıkla hevesle başlamıştım ama gövde montajına geçince hevesin kalmadı pek, birçok kişinin de önerdiği gibi gaz kaçmadan bitirmeye çalışacağım
  12. 18 points
    Merhabalar. Forum uzun zamandır olmadığı kadar hareketli. Bu hareketliliğe bende Revell'in F-4F kiti ile katılayım dedim. Yapmayı düşündüğüm model 111.Filoda modernizasyon öncesi uçmuş SEA kamuflaj bir F-4E. Kit Revell'in en son kutuladığı versiyona ait. Ben metal pitot tüpü, eduard PE ve maske ile Babibinin decallerini ek olarak kullanacağım. Aslında kite başlayalı biraz oldu ama mevcut dönemi bitirme fırsatı olarak kullanacağım. Kokpit imalatı Hasegawa için olan PE'leri bu kite adapte etmekle geçti. Revell kiti daha dar bir burun profiline sahip olduğu için biraz uğraştırdı. Ama çıkan sonuç beni memnun etti. Uçağın gövdesini toplayıp F-4E için bazı eklentiler yaptım. RF-4E'lerin keşifte kullandığı aydınlatma fişeği kapakları silindi. Burnun iki yanındaki hava girişleri doğru şekline getirildi ve yer kamerası yuvaları referanslara göre şekillendirilerek imal edildi.
  13. 18 points
    Öncelikle selamlar; Forumun yeni bir üyesi, ve acemi bir maketçi olarak son yaptığım çalışmamı sizlere sunmak istedim Sovyetler Birliği tarafından II. Dünya Savaşı sırasında kullanılmış bir anti-tank aracını yapmaya çalıştım. Kit, yalnızca 9 parçadan oluşuyor. Kutudan iki adet çıkıyor. Yani elimde henüz yapılmamış bir adet daha var Öncelikle orijinalinde gövdede bir takım kulp benzeri şeyler gördüğümden, toplu iğneleri kesmek ve japonla yapıştırmak suretiyle küçük bir modifikasyon yaptım. Gövdeye gri astar attıktan sonra Rus ordu yeşiline rengine boyadım. Paletleri normalde Gunmetal boyamalıydım fakat merakıma yenik düşerek Oily Steel diye bir renge boyadım. Sonrasında üzerine parlak vernik attım. Normalde kit içinden decal çıkmıyor. Daha önceden elimde artmış olan Rus decallerden hoşuma giden iki tanesini uyguladım. Aşırı ince olduklarından parçalanmalar yaşadım maalesef. Sonrasında yağlı boya ile yıkama yaptım. Bazı yerlere ufak yağlı boya dokunuşlarıyla gölgeleme yapmaya çalıştım. Eskitme işleminde deneysel şeyler yapmak istediğimden öncesinde pas, siyah ve kahverengi pigmentlerle biraz renklendirme yapmaya çalıştım. Siyah pigmet kullanımının dikkat istediğini farkettim; çünkü ayarında kullanılmazsa kiti baştan aşağı siyaha boyuyor. Sonrasında suda eriyen ve erimeyen kahve, siyah ve beyaz renkli kuru boya kalemleriyle küçük dokunuşlar yaptım. Sonunda da mat vernikle modeli bitirdim. Hayatımda ilk defa (basit bile olsa) bir tank modeli yaptım. Acemi biri olarak daha öğrenme aşamasındayım. Fakat modeli yaparken çok eğlendiğimi söylemek isterim
  14. 18 points
    Hediye olarak gidecek bir hızlı biten model ile karşınızdayım. İlk parçayı kesme ile bitişi arası 10 gün bile değil sanırım. Genel olarak basit ve sorunsuz bir kit. Başlangıç sonrası hafif tecrübeli modelciler için öğretici ve geliştirici bir kit olabilir. Fiyat/performans oranı da günümüz şartlarında gayet iyi bence. Ana renk olarak Duck Egg Blue diye tabir edilen rengi seçtim ama elimde doğrudan bu renk yoktu. Gri ve mavi boyaları karıştırarak ana rengi yakalamaya çalıştım. Eskitme olarak sadece panel yıkaması yapıldı. Mükemmel değil ama kabul edilebilir bir model olarak bitirdiğim kanaatindeyim O kadar çabuk bitti ki kutu fotosunu bile çekmemişim. Foto netten... Final fotoları
  15. 17 points
    Herkese merhaba, 6. maketim de yine aksiliklerle birlikte bitti ama sonuçtan memnun kalmadım desem yalan olur henüz beğenme kriterlerim o kadar yüksek değil; bir kez daha çalışmalarını kusursuz şekilde bitiren ustalarımızın ne kadar zor bir iş yaptığını da daha iyi anlamış oldum Bu sürede destek veren motive eden herkese teşekkürler. Yapım aşamaları için:
  16. 17 points
    Bu bölüme konu açacağım aklıma gelmezdi Bakalım bitince ortaya nasıl bir şey çıkacak. Parça parça boyamak yerine montajı bitirip (ağza puro gelecek) öyle boyamayı deneyeceğim.
  17. 17 points
    Umarım beğenirsiniz ve faydalı olur... İyi çalışmalar...
  18. 16 points
    merhabalar herkese, biten modelimiz Academy nin yeni kalıp kiti Viper Cobra. Kiti kutudan çıktığı gibi yaptım, ekstra bir şey kullanmadım, zaten pek gerekte yok pe set ve kanopi maskesi kutudan çıkıyor. Sadece kokpit için emniyet kemeri eksik bilginize.
  19. 16 points
    Merhaba, 1/10 Yüz tonlamasının tamamını akrilik boyalar ile boyadım. Fotoğraf düzenleme programıyla ilgili problem yaşıyorum,Düzeltene kadar böyle devam edecek.Kusura bakmayın. Saygılar
  20. 16 points
    Artık son detaylarla uğraşıyorum Paylonlar ve muharebe yükleri tamamlandı sayılır. Centerline yakıt tankı boyaması devam ediyor. 1,2,8 ve 9. istasyonlar Cem Doğut beyin tavsiyesi ile doğru orantılı olarak yapıldı. Tüm mühimmatı 2 mm neodimyum mıknatısla kullanılarak monte ettim. Yani paylonlar sabit, mühimmat ve podlar hareketli oldu. Mıknatısların detay boyaları yapılacak. Formasyon lambaları üzerinde çalışmaya devam....
  21. 16 points
    Yapım aşamalarını çekemedim. Çok eski bir üretim. Motor detayı iyi değildi, ben de uğraşmak istemedim. Motor kapağını kapalı yaptım. Emniyet kemerini kendim yaptım.
  22. 16 points
    Herkese merhaba ve bol modelli keyifli günler. Bu modelimiz yine bir itfaiye aracı. Hem kutusu hem kendisi oldukça büyük. Fotoğraflarını bile başka bir zeminde çekmek zorunda kaldım. Dekaller kaşla göz arası parçalanma eğilimindeler. Kılavuzda bazı açık olmayan yönlendirmeler de mevcut. Onun dışında büyük sorunu olan bir kit değil.
  23. 16 points
    Güzel zevk aldığım bir modeldi. Yapım aşamalarını dorumda paylaşmıştım. Biten modeller kısmında da paylaşmış olayım. Gün ışığında açık havada foto çekmeyi plânlamıştım ama evden dışarı çıkamayınca bu fotolara razı olmak zorunda kaldım.
  24. 16 points
    Yapım aşamaları konusu
  25. 16 points
    Korona günlerinde maket... Ne yazikki sıkıntılı günler başladı. Hem kendi sağlığımız hemde tüm Türkiye için evde durmak en iyisi. Allahtan evde oyalanabilecegimiz bir hobimiz var. Pazartesi dinlenmeden sonra salı vira bismillah dedik. Kitimiz Kitty hawk' ın yeni kitlerinden. Ah-1 icin herhalde bu ölçekte ki en iyi kit. Detay seviyesi çok çok iyi. İç detaylarda ise itici kalıp izleri olması ise uğraştırıcı. Çapak yok diyebilirim. Parça uyumu çok iyi olmasa da zımpara ve puty ile çözülmeyecek şey değil. Tabiki kaybolan detayları açmak şartıyla. Şuana kadar fazlasıyla zevk aldığımı söyleyebilirim. Kiti ne yazık ki Turkiye'de bulmak mümkün değildi. Sağ olsun armoredtruck Alper bey isteğe bağlı siparişle temin edip bana ulaştırdı. Buradan kendisine tekrar teşekkür ederim. Hazır vakit sorunu yokken biraz detay çalıştık. Gerçi elimde ince telde yok ya.
  26. 16 points
    Uzun zamandır model yapamıyordum , korona virüs sayesinde başına oturur oldum. Benim hikayem , yeni başlayan ve bir gazla her türlü modelcilik malzemesini satın alan arkadaşlara gelsin bu hobiyi sindirerek yapmak lazım gerektiğini bilsinler ve önemli olan bu hobi ile uğraşmak, emek vermek, içindeki çocuğu öldürmemek ve aşk ve tutkulu olmak. Yoksa kompresör bunumu alsam airbrush bunu mu alsam vernik şunumu alsam ile uzayıp gidiyor sorular. Önemli olan tecrübe. Tüm hataları ile bir model bitirdim selamlarımla.
  27. 16 points
  28. 16 points
    Herkese merhaba, İyisiyle kötüsüyle elimdeki son 144 ölçekli ve benim de 5. maketim olan efsane Tomcat'i tamamladım. The Final Countdown filmindeki haliyle bitirdim. Eskitmeyi suluboya ile yaparken boyada kılcal minik çatlak gibi şeyler oluştu sebebini anlayamadım belki verniğin tam kurumasını beklemeden uyguladığım için olabilir ama beyaz boyada böyle bir şey olmaması bu ihtimali çürütüyor. Aklıma gelen ise 2 farklı renk ve kat boya olan alanlar sorun çıkarmış olabilir. Sonuç olarak yaparken olabildiğince özendiğim bir çalışma oldu. Kitin plastik hücum açısı probu metal ile değiştirildi ve gövdenin 2 yanına metal pitot statik basınç probları eklendi. Ön dikmeye şeffaf kanopi ağacından iniş ışığı yapmaya çalıştım. onun dışında da fırlatma koltuk kulpları ve kemerler eklendi. bu eklemelerde ölçek problemleri olabilir. Bir de komik hatalarımı yazarak bitireyim kanatlar ters montajlandı ve üstüne kanat dekalleri de 2 kanat üstüne yapıştırılarak hatalar silsilesi tamamlandı Yine de 144 ölçek de olsa Tomcat bir başkadır diyerek bitiyorum Yapım aşamaları için:
  29. 16 points
  30. 16 points
    Selamlar, Boş geçen bir Şubat ayından sonra tamamlayabildiğim 4. maketim bu oldu, yapım aşaması konusunda da bahsettiğim gibi eski, bol sorunlu, detaysız ama özellikle benim gibi acemiler için özellikle fiyatından da kaynaklı ideal bir alıştırma modeli olduğunu düşünüyorum. Putty olsa idi o konuda da tecrübe için baya iyi olacaktı keza özellikle kanat gövde birleşimleri hem üstte hem altta çok sorunluydu. ben de parçaları kesip kısaltarak ve yapıştırıcı ile kotarmaya çalıştıysam da fotoğraflarda da göründüğü gibi kötü bir uygulama oldu ama en azından araları artık boş değil Gövde birleştirme kısımlarında ise yapıştırıcı ve zımpara ile iyi iş çıktığını düşünüyorum. Bir de forumda ustaların maketlerine yaptığı eklemelere özenip ben de ufak da olsa birkaç ekleme yaptım kokpit kısmına, koltuk arkası kutu çıkışı kapalıydı orayı açarak o kısma kablo ve kutu eklemesi yaptım referanslara göre. bir de banttan kemer ve karıştırma çubuğu parçasından lövye ekledim (tabi kanopi nedeniyle fotoğraflarda pek anlaşılmıyor). Bu arada boyalar siyah,beyaz ve gold dışında maketle gelen küçük boyalardır. Öncekilerde mat bitiriş yapmıştım ama bu model için eskitmesiz ve parlak bitiriş daha güzel olur diyerek böyle bıraktım.
  31. 15 points
    Bu arkadaşa da final yapmanın zamanı geldi. En sona bıraktığım spoilerda ne yazık ki çok problem yaşadım. Boya bir türlü istediğim gibi olmadı, sonra da dekalleri uygularken hepsi parçalandı Ben de arkadaşı IPAya yatırıp yeniden astar-boya-vernik attım. Ne yazık ki orijinal NISSAN dekali yerine kullanmadığım en uygun dekali uyguladım. Onun dışında kesinlikle ve şiddetle tavsiye edebileceğim bir kit. Neredeyse sıfır oturma problemi ve mükemmel mühendislik. Benim de herhalde çalıştığım en temiz model oldu. Süper pürüzsüz parlaklık için daha yolum var sanırım Diğer arkadaşları ile bir poz
  32. 15 points
    Herkese merhaba, Tezgahta uzun zamandır uğraştığım bir academy su-30 (russian knights) ve italeri 1/16 mercedes 300 sl cabrio vardı. İkisi de ömür törpüsü kitler oldukları için yaklaşık bir senedir elim modellere gitmiyordu. Yeniden bir mojo yakalarım umuduyla bu kiti aldım. İyi ki almışım. Ben modeli bir ayda bitirdim, biraz usta bir modelci bir haftada bitirir. Yapımı inanılmaz keyifli. Parça uyumu ve toleransları çok iyi. Modelin yüzde 70-80'inde yapıştırıcı bile gerekmiyor (abartmıyorum gerçekten lego gibi yapmışlar). Hiç macun, tesviye vs işi olmadı. Ecnebilerin 'shake and bake' dedikleri türden bir kit. Ne kadar övsem azdır bu modeli tasarlayan mühendisleri. Başlangıç seviyesi hariç, her modelciye tavsiye edeceğim bir kittir. Başlangıç seviyesi de yapar ama özellikle kabin için ve ayna, cam, çerçeve, sinyal gibi bazı ufak parçalar biraz sabır ve tecrübe istiyor. Yoksa herkese uyacak bir model. Hatta boyamadan bile epey güzel bir model çıkar, parçaları boyanacak renkte basmışlar. Krom parçaların kalitesi ve kesim yerleri de çok iyi, kromu silip yeniden boyamak zorunda kalmadım. Kutudan sürücü de çıkıyor ama onu henüz boyamadım. Gerçek ve onurlu bir proleter traktör tertemiz olmaz, bol çamurlu olur diye heryerini çamurladım. Fena olmadı. Vaktim olursa ufak bir çamurlu yol dioraması yapmak da istiyorum. Fotoları cep tel ile kötü ışıkta çektim. Vaktim olunca slr makine ile düzgün bir ışıkta çekip fotoları paylaşırım. Şimdiden yorum ve eleştiriler için teşekkürler... salih
  33. 15 points
    Merhaba yoldaşlar... hazır herkes evlere kapanmış, sosyal hayat durmuşken, imalata ara vermeden devam, forumda da zaten bir üretim patlaması yaşanmış durumda Gerçi ben çalışıyorum hala, bizim işler bitmez hiç, öleceksen işyerinde öl dediler, biz de öyle yapıyoruz. Maliye bakanı bile biz mali müşavirlere geberin dedikten sonra yapacak birşey yok çalışacağız.... Neyse sivilden devam ediyorum, bir Subaru hayranı ve Subaru sahibi olarak Subaru modeli yapmak boynumuzun borcudur Subarular içerisinde kasası, duruşu en çok hoşuma giden araçtır. Ralli mazisi de çok başarılı bir araçtır. Takip edenler iyi bilirler, 90'larda ralli deyince akla gelen iki şey vardı, Colin Mcrae (toprağı bol olsun) ve altın sarısı jantları, dev kanadı olan maviş Subaru! Kit içeriği detaylı bir şekilde aşağıdaki linkte yer almaktadır : https://www.1999.co.jp/eng/10008232 Kutu görselimiz bu şekilde; Gövde iyi durumda, tamponlarda bir iki küçük kalıp izi var sadece, tamiya'nın her sivilinde olan şeylerden... İç kısmı ayıklamakla işe koyuluyorum, Alt takım bunlardan ibaret. Motor detayı yok, benim için zevksiz bir durum... Mekanik aksamın boyamasında Vallejo mecha color serisi boyaları kullandım bu sefer... Sıkı bir vallejo düşmanı olarak diyebilirim ki bu boyalar müthiş İnceltmeden airbrushta kullanıldığı gibi, fırça için de kıvamı oldukça iyi... Model air serisi de güya inceltmeden kullanılabiliyor ama şu ana kadar model airi sorun yaşamadan boyayabildiğimi hiç hatırlamıyorum Ama bunlar gerçekten çok iyiler... Özellikle motor mekanik parçalar için çok ideal geldiler bana. Çünkü normal metalik bir boya motor-mekanik parçalar için fazla ışıltılı, bunlar tam kıvamında bence... Modeli zemin üzerine koyacağım, tozlu topraklı birşeyler olacak becerebilirsek... Onun için "bu arabayı kim sürüyor?" demeyin diye içine koftiden iki tane figür yapayım dedim, fimo model hamurundan imal edilmedir. Bu hamuru tavsiye ederim, hava ile kurumuyor, çatlama yapmıyor. Kolay şekil alıyor ama kolay kolay da bozulmuyor. 110 derecede 30 dakika fırınlanınca da taş kesiliyor... Şimdilik bu kadar...
  34. 15 points
    Yüz, göz ve ağız kısmını bitirdim. Saç sakal bölümün base rengi atıldı. O sırada da gözlük kısmınını aradan çıkardım ama yine bir iki dokunuş yapacağım.
  35. 15 points
  36. 15 points
    Meng diye aldık, kalitelidir dedik ama kitin paletleri beni kanser etti. Genelde tankları tek renk yapmayı tercih ederim. Bu sefer kamuflaj yapayım dedim ama beceremedim. Renk taşması çok fazla ortaya çıktı. Düzgün maskeleme yapmamamdan kaynaklandı bu. Yağlı boya çalışmasını da baştan savma yapmışım. Renkler hiç karışmamış birbirine. En nihayetinde zaten Gökay'ın yaptığı AMX-30'un seviyesine erişemeyiz ama benim kendi kriterlerim açısından da zayıf bir model oldu. Yine de en güzel model bitmiş modeldir diyip paylaşıyorum.
  37. 15 points
    Merhabalar, Öncelikle içinde bulunduğumuz kötü durumun bir önce bitmesi dileklerimle tüm modelcilere ve ailelerine sağlıklı günler dilerim. Yan paneldeki çizim tamamen fırça ile şablonsuz olarak çizilmiş ve boyanmıştır. Mavi ton ab ile atılmıştır. Ablamızın tamamı ab ve fırça karışık boyanmış olup gözlük , başlık ve lövye boyanmamıştır devam edilecektir. Bol modelli sağlıklı günler dilerim.
  38. 15 points
  39. 15 points
    Model hamurundan ve parafilmden branda yapmaca... Küçük detaylar boyandıktan, tüm aksesuarlar yerini aldıktan sonra atılan 2 kat parlak vernik; sonrasında uygulanan az sayıda decal... netice böyle...
  40. 15 points
    Evet paletler hariç montaj bitti. Klasik pozu da aşağıya bırakayım.
  41. 14 points
    ASKERİ KARA ARAÇLARI ASKERİ & SİVİL HAVA ARAÇLARI FİGÜR OTOMOBİLLER
  42. 14 points
  43. 14 points
    Kokpiti topladım,gösterge panellerini vernikle parlattım.Koltukları boyayıp kemerleri ekleyerek gövdeyi birleştireceğim.
  44. 14 points
    Bitmiş şekliyle de böyle görünüyor: Herkese sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum. Tez zamanda bu kötü günleri atlatmak dileğiyle...
  45. 14 points
    Herkese merhabalar yeni bir kutu incelemesiyle karşınızdayım, (Yazı yaklaşık 9 saatlik bir çalışmanın sonucu olarak biraz fazla uzun oldu ama beğeneceğinizi umuyorum) Künye: Marka: Fujimi Seri No: 430294 Üretim Yılı: 2011 Üretim Detayı: Yeni Kalıp Ölçek: 1/700 İsim: IJN Shōkaku 翔鶴 Parça Sayısı: 358 Photo Etch: Yok Dekaller: 1 Kağıt Uzunluk: 36.8 cm Genişlik: 3,7 cm Giriş yapmadan önce gemiyi biraz tanıtmak istiyorum. 1936 yılında Washington Deniz Antlaşması'nın artık bir anlamı kalmaması üzerine eldeki taktik uçak gemileri yerine, kendinden önceki Hiryu sınıfının konseptinde ama Fleet Carrier tipi yani şimdiki Nimitz gibi büyük uçak gemilerinden, Japon İmparatorluk Donanmasının tam istediği şekilde ve kuvvette yapılabilmesine yönelik yasaklar kalkmış oldu ve burada da Shokaku sınıfı uçak gemileri ortaya çıktı. Uzaktan Hiryu sınıfına benzese de ondan 30 metre daha uzun, 11 bin ton daha ağır ama ondan daha hızlıydı. 126 bin tonluk deplasmanda, 257 metre uzunluğunda olan bu koca gemi toplamda 160.000 beygir güçlük 4 makinesiyle saatte 34.5 knot yani 63.8km/sa hıza ulaşabilmesiyle Pasifikteki bütün uçak gemilerinden hatta Amerika'nın ve dünyanın şu anda kullandıkları bütün uçak gemilerinden bile daha hızlı olup, "en hızlı uçak gemisi" ünvanına sahiptir ama kimse söylemez . İsminin anlamı "Yüce/Kutsal/Aziz/Yükselen Turna" olarak çevrilebilir; Japonca bilmediğim ve İngilizcesi "Soaring Crane" olarak çevirildiği ve onun da bu ismi tam karşılamadığını bildiğim için bu 4 seçenek üzerinde duruyorum. Kardeşi Zuikaku ise "Şanslı Turna" anlamına geliyor. Gemilere koyulan isimlerin sonucu olarak, bazen şans eseri; bazen de gerçekten isminden dolayı yaşayacaklarının şekillenebileceğine inanıyorum, bu iki geminin hikayesini duyduktan sonra sizler de benim gibi düşünecek misiniz, merak ediyorum. 1937'de kızağa konulan gemi 1941'de göreve başladı ve Kido Butai'a katıldıktan sonraki ilk görevi de Pearl Harbor saldırısı oldu. Burada küçük bir bilgi vermek gerekiyor. "Kidō Butai" , yani Japon İmparatorluk Donanması'nın 1. Hava Filosu'nun özel adı. Amerikalıların Task Force konseptine geçmelerinden çok daha önce organize edilen bu filo, Japonya'nın elindeki bütün filo uçak gemilerini tek bir görev grubu haline getiriyor ve tek ama büyük bir yumruğa dönüştürüyordu. Kağıt üstünde mükemmele yakın ve Pearl Harbor'da da sürpriz faktörü sayesinde başarılı olsa da, Japonların "Zero" uçaklarının CAP görevindeki yetersizliği ve gemilerdeki uçaksavar silahlarının kalitesizliği de formüle dahil edilince ortaya ölümcül bir hatalar zinciri çıktı. Midway Savaşı'nda en net şekilde görülen gerçek şuydu: Japon uçak gemileri savunma için yapılmamışlardı. Japon dontrininde uçak gemileri ilk darbeyi vuran, düşmanın geri vurmasına imkan vermeden onu etkisiz hale getirebilen savaş araçlarıydı ve bu yüzden savunmaya yönelik çalışma pek yapılmamıştı (Savaşın ilk safhalarındaki Çin, Fransız ve İngiliz güçleriyle olan çarpışmalarda inanılmaz başarılar elde edildi, şayet dünya Japonları ve yapabileceklerini küçümsüyorlardı). Gemilerin uçuş güverte zırhları zayıftı, uçaksavar silahları kullanışsız ve az sayıdaydı, CAP uçakları görevlerini yeterince yapamıyorlardı ve en önemlisi ise yara savunma ekiplerinin tecrübesizliği ve bilgisizliğiydi. İleride göreceksiniz, çoğu Japon gemisinin kaybedilmesinin sebebi düşman bomba ve mermileri değil, onların sebep olduğu hasarın hızlı ve efektif bir şekilde giderilememesiydi. Aynı sıkıntıları hatta daha beterlerini yaşayan Amerikan gemileri ise bazen üst yapısı tamamen yok olmuş bir halde bile hareket etmeye devam edebiliyor ve limana dönüyordu. Aklıma gelen bazı örnekler: USS Laffey, Franklin, Ticonderoga, Bunker Hill Peki bunları niye anlattım, maalesef Shokaku'yla bağlantısı var. Şimdilik kronolojik sırayı bozmayacağım, zamanı gelince öğreneceğiz. Pearl Harbor saldırısında Japon zayiatları az olsa da Amerika'nın elindeki 4 uçak gemisi de (Lexington, Saratoga, Yorktown ve Enterprise) o sırada orada değildi ve saldırıdan kurtulmuşlardı dolayısıyla Japonların bu saldırıdaki ana hedeflerinden biri tamamlanmamış oluyordu ki bu, ileride çok ama çok büyük sıkıntılar doğuracaktı. Bu saldırı hakkında konuşulabilecek pek çok şey var ama konuyu daha fazla dağıtmamak adına geçiyorum. Bir sonraki kilometre taşımız da Mercan Denizi Savaşı.. Tarihteki ilk uçak gemisi çarpışması olması açısından önem arz ediyor. Lexington hava saldırısı altında Yukarıdaki fotoda gördüğümüz US(uçaksavar) toplarının etkisini aşağıdaki fotoda göremiyoruz. Sebebi de Amerikalıların Time Fuse dedikleri zaman ayarlı US mermileri atmaları ve bunların geminin etrafında şarapnel bulutları halinde bir baraj oluşturması. Ayrıca buradaki savunma taktikleri de çok önemli. Japon gemileri bireysel savunma yaparlarken Amerikan gemileri grup halinde manevra yapıyor ve ortak bir US ateşi barajı oluşturuluyordu. USS North Carolina'da ilk defa denenen yığınla US silahını zırhlının (battleship) güvertesindeki en küçük boşluğa kadar her müsait noktaya yerleştirilmesiyle "Fleet Battleship" yani bizim Iowa sınıfı olarak bildiğimiz hızlı zırhlılar ortaya çıktılar. Bunların asıl görevi uçak gemilerini havadan ve yüzeyden gelecek saldırılara karşı bir fedai gibi korumaktı, başarılı da oldular. Shokaku hava saldırısı altında Shokaku bu savaşta ağır hasar alırken, sağlam bir yumruk da atmayı başardı. Amerikan uçak gemisi Lexington batırıldı ve Yorktown çok ağır hasar aldı ama batmadı. Lakin Japonlar Yorktown'ı da batmış ilan ettiler ve planlarını buna göre yaptılar. Midway'de ise tatsız bir sürpriz yaşadılar. Bu savaş gerçekten ilginç bir savaş, şayet Japonlar ve Amerikalılar uzun süre birbirlerini arıyorlar ve bu sürede yanlış hedeflere saldırıyorlar. Japon örtme grubundan Shoho uçak gemisine Amerikalılar saldırırken Japonlar da Amerikan yakıt tanker USS Neosho'ya saldırıyorlar. İki gemi de batıyor ama aslında bu saldırılar orada bulunduğu sanılan uçak gemisi kuvvetlerine karşı düzenlenen saldırılar olduğu için neredeyse bütün uçaklar kaldırılıyor ve ciddi miktarda mühimmat ve yakıt kullanılıyor. Sonra keşif filo pilotları da sağlam papara yiyorlar tabi. Bu birbirini arama çabaları son hız sürerken düşmanı ilk tespit eden Japonlar oluyor ve hemen uçaklar kaldırılıyor. 5 dakika sonra da Amerikalılar düşmanı tespit ediyor ve onların da uçakları kalkıyor. İki tarafın hava grubu da düşmana ağır hasar veriyor ama burada küçük bir detay var. Geminin bahtında isminin etkisine dair izler ilk burada ortaya çıkıyor. Amerikan Hava Grubu düşman gemileri üzerine geldiğinde sadece bir uçak gemisi görüyorlar, o da Shokaku. Şansa bakın ki o sırada Zuikaku'nun üzerinden bir yağmur bulutu geçtiği için Amerikalılar onu tespit edemiyorlar ve bütün uçaklar Shokaku'ya saldırıyor. Shokaku kardeşi zarar görmesin diye onun önüne geçip dayak yiyen büyük kardeş gibi Amerikan uçaklarının torpido ve bombalarına hedef oluyor, müteakiben ağır hasar alıyor ama batmıyor. Operasyon MO başarısız oluyor. Shokaku'nun baş kısımdan aldığı hasar Bu savaşta Zuikaku hasar görmese de iki uçak gemisi de ciddi miktarda pilot ve uçak kaybı yaşıyorlar ve bunların yerinin dolması Midway Savaşı'na yetişmiyor. Kido Butai, 6 gemi yerine 4 gemiyle saldırıyor ve karşı taraftaki 3 Amerikan gemisi tarafından hepsi batırılıyor. Akagi, Kaga, Soryu ve Hiryu'nun batmasına karşılık Japonlar sadece yaralı Yorktown'ı batırabiliyorlar ve Operasyon MI de başarısız oluyor. Yorktown ateşler içinde Bundan sonra Doğu Solomon Adaları Savaşı yaşanıyor (Guadalcanal). Burada kardeşler Enterprise'a 3 bomba isabeti kaydederlerken Shokaku yine isabet alıyor ve Zuikaku bir çizik bile almadan savaşı atlatıyor. Daha sonra Santa Cruz Adaları Savaşı'nda yeni tamir olan Enterprise yine isabet alır ve Hornet de sakat bırakılır. Daha sonra iki Japon destroyeri onu "Uzun Mızrak" torpidolarıyla batırırlar. 2200 denizciden 140'ı hayatlarını kaybederler, bu sayıyı hatırlayın. Santa Cruz Adaları Savaşı, Japon Uçak Gemilerinin Amerikan Donanmasına Pearl Harbor'dan sonra mağlup olmadığı tek çarpışma olarak tarihe geçmiştir. Taktik zafer Japonların olsa da stratejik hedeflerini elde edememişler ve zaferleri eksik kalmıştır. Birçok tarihçi bu savaşı "Swan Song of Japanese Carrier Force" yani Japon Uçak Gemisi Kuvvetlerinin yok olmadan önceki son başarısı olarak kabul eder. Hornet hava saldırısı altında Aşağıdaki tablo Kido Butai'nin 1941'den 42'ye kadar olan değişimlerini gösteriyor. Midway Savaşı'ndan sonra Kido Butai'den sadece Shokaku ve Zuikaku kaldığı için artık bu filo ismi kullanılmaz. 1st CarDiv tamamen yok olduğu için onların yerine 5th CarDiv yani bizim Shokaku ve Zuikaku atanıyor. 72+12 Uçak kapasitesi olan bu gemilerin uçakları da kendilerine özel. Japon uçak gemilerine bağlı uçakları tanımanın yolunu da göstereceğim size. Shokaku tek beyaz çizgi, Zuikaku çift beyaz çizgi Akagi tek kırmızı çizgi Kaga çift kırmızı çizgi Hiryu tek mavi çizgi Soryu çift mavi çizgi Geri kalanı önemli değil, şayet onlar küçük uçak gemilerine bağlı uçaklar olduğu için pek sık görmezsiniz, zaten kayda değer bir savaş başarıları da yok. Amerikan tarafında ise böyle bir şema yok, sebebi de uçakların gemilere bağlı olmak yerine kendi başlarına filo oluşturmaları. Bu da savaş süresince Amerikalılara kaybedilen havacıların yerlerini doldurmada çok büyük bir serbestlik sağlıyordu. Örneğin batan Yorktown ve Lexington'un havacıları diğer uçak gemilerinde yeniden eğitim gerekmeden konuşlandırılabiliyordu. Midway Savaşında hezimete uğrayan Japon uçak gemisi kuvveti savaştan sonra anlatıldığı kadar kötü bir halde değildi. Shokaku'nun ablası Taiho sınıfı uçak gemileri hizmete girmişti ve Donanma yolcu gemilerinden devşirme büyük ve küçük uçak gemileriyle beraber toplam 11 gemilik bir kuvvete sahipti. Yine de 4 filo tipi uçak gemisi ve havacı ekiplerinin tamamen yok edilmesi Japonya için ciddi problemler yaratacaktı. Benim burada tespit ettiğim birkaç hata var: 1- Havacılıkla zerre alakası ve vizyonu olmayan ve başarısızlığa uğramasına rağmen görevde tutulan Amiral Nagumo. 2- Mercan Denizi, Doğu Solomon Adaları, Midway Savaşlarında yetersizliği tespit edilen yara savunma, uçaksavar ve CAP uçaklarına yönelik ciddi bir çalışma yapılmaması- Adamlar gidip önlem olarak uçak gemisi güvertesine 5 namlulu güdümsüz roket bataryaları monte ediyorlar! Sonuç: rezalet. 3- Havacı personel Japon Ordusunda en elit birim. O kadar ince eleyip sık dokuyorlar ki savaşta kaybettikleri personelin yerine yenisini yetiştirmeleri mümkün değil, bu da ileriki evrede kamikaze saldırılarına başvurmalarına yol açıyor. 4-Uçak gemilerini inatla yalnız bırakıyorlar. Zaten US silahları kötü, ortak bir US barajı oluşturmak yerine her gemi ayrı yöne dağılıyor ve manevra yapıyor. Bu da formasyonun bozulmasına ve uçak gemilerinin ve zırhlıların denizaltı saldırılarına açık hale gelmelerini sağlıyor. 5-Radar kullanımının önemi hala kavranmıyor ve "Gece dürbünlerimiz taş gibi, onlarla gecenin efendisi biziz" gibi romantikliklere kapılıp Guadalcanal Savaşında çok büyük kayıplara uğruyorlar, sebep radar. Aynı şekilde Amerikanların gelen hava gruplarını tespit etme ve onlara karşılık avcı uçaklarını göndermede çok önce davranabilmelerine olanak sağlıyor. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Şimdi size Filipinler Deniz Savaşı'nı anlatacağım. Bu savaş sevgili Shokaku'nun son savaşı ve sonunda denizin karanlık sularına gömülecek olsa bile o savaştığı süre zarfında kendisine verilen görevi en iyi şekilde yerine getiriyor, aynı zamanda da kardeşini yine korumayı başarıyor. Bu savaştan önce 1943 yılında Amiral Isoroku Yamamoto; Donanmadaki tek adam akıllı uçak gemisi taktisyeni, Amerikalılar tarafından uçağı düşürülüp öldürülünce, donanma başsız kalıyor ve Nagumo'dan sonra Amiral Ozawa'nın ellerinde doğru taktikler uygulanmaya çalışılsa da uzun süredir işleyen yanlışlar zinciri son meyvesini de veriyor. Hava ve yara savunma yetersizliği, ölen deneyimli pilotların yerlerinin doldurulamaması sonucu çok büyük bir kıyım yaşanıyor. Bu savaşta o kadar çok Japon uçağı düşürülüyor ki Amerikalılar bu savaşa "The Great Marianas Turkey Shoot" adını koyuyorlar (Turkey'den kasıt Hindi, bizimle alakası yok.) Yine tam anlamıyla bir Japon hezimeti. Isoroku'nun yokluğu hemen hissediliyor. Üstteki foto: Japon Filosu Amerikan Hava Saldırısı altında. Hepsinin kendi kafalarında takıldıklarını görebilirsiniz, bu sözde torpidolara karşı savunma avantajı sağlamak üzere kurgulanmış bir taktik olmasına rağmen tam tersi sonuçları oluyor. Sürüden ayrılanı kurt kapar misali birbirinden uzak gemiler teker teker Amerikan uçaklarına av oluyorlar. Shokaku'ya 3 torpido isabet ettiren ve batmasına sebep olan gemi işte bu. Bizim Donanmamızda da hizmet etmiş olan Gato sınıfı denizaltılardan USS Cavalla SS-224 ve 533mmlik torpidosu. İki Amerikan denizaltısı Filipinler Denizi Savaşından sonra geri çekilmekte olan Japon kuvvetini tespit ediyor ve zaten hasar almış olan Shokaku'yu torpilliyor ve düşman hava saldırısı tarafından daha yeni dövüle dövüle bitap düşmüş Shokaku çıkan yangınlara ve su baskınlarına daha fazla dayanamayarak 1800 küsur kişilik mürettebatından 1263 kişiyle beraber denizin derinliklerindeki ebedi uykusuna yatıyor. Daha çıktığı ilk seferde böyle büyük bir başarıya sahip olan denizaltı şu anda Texas'ta Seawolf Parkı'nda müze gemi olarak sergileniyor. Bu sırada diğer denizaltı USS Ablecore da Taiho uçak gemisini torpilliyor ve o da Shokaku gibi zayıf yara savunma ekipleri yüzünden kaybediliyor. Küçük kardeş Zuikaku ablası sayesinde bugün de şanslı. Tek bir bomba isabeti almadan savaşı atlatıyor. Savaşın sonucunda Japonların iki filo tipi uçak gemisi, iki yakıt gemisi ve 550-600 arası uçak ve 2500'ü aşkın can kaybına karşılık, Amerikalıların 123 uçak ve 100 küsur can kaybı var. Shokaku can çekişiyor, sonrası malum Bundan sonra bir de Leyte Körfezi Deniz Savaşı yaşanıyor, orada da kardeşi Zuikaku battığı için azıcık değinmek istiyorum. "Tarihin en büyük deniz savaşı" olarak kabul edilen bu muharebede 200,000'den fazla asker rol alıyor ve başka bir Japon hezimetiyle sonuçlanıyor. Aslında Zuikaku ve Ryujo üstlerine düşen görevi tam anlamıyla başarılı bir şekilde gerçekleştiriyorlar ama öbür tarafta inanılmaz bir olay yaşanıyor. Kısaca anlatayım, plan şu: Zuikaku ve Ryujo Leyte Körfezinden doğuya açılacaklar ve Amiral Halsey'in uçak gemisi gruplarını ve eşlik eden zırhlılarını Samar Adasından uzaklaştıracaklar. Bu sırada körfezin kuzey ucundan haşmetli zırhlı Yamato ve refakatçileri girecekler (ama yanlarında hiç uçak gemisi yok!? ) ve bölgedeki çıkarma yapan Amerikan taşıma gemileri ve meşhur nakliye gemileri Liberty sınıfı gemileri gafil avlayacaklar, ardından taşıdıkları piyadeleri de karaya çıkartacaklardı. Gayet güzel bir plan, nasıl bir sıkıntı olabilir ki? Zuikaku alevler içerisinde Operasyonun ilk safhası başarıyla tamamlanıyor Halsey hırsına yenik düşüp bir zırhlı çarpışması yakalamak ümidiyle bütün gemilerini topluyor ve Samar'dan uzaklaşıyor. Geride 3 tane destroyer, 3 tane refakat destroyeri(Ana top yerine US topları taşıyor) ve 3 refakat uçak gemisi (28 uçak taşıyabiliyor, aynı zamanda aşırı yavaş) kalıyor. Aralarında Yamato'nun da bulunduğu 4 zırhlı, 6 ağır kruvazör, 2 hafif kruvazör ve 11 destroyer eşliğinde körfezden içeri giren grubun başında Amiral Kurita var. Körfezin girişinde Samar açıklarında da bu yukarıda yazdığım Taffy 3 grubu bekliyor. Senin elinde koskoca Yamato, bir milletin gururu, yanında kardeşin Musashi, kuzenlerin Nagato ve Kongo var ama 3 tane destroyer saldırınca korkup geri çekiliyorsun. Bu Kurita denen adamın bu savaştan sonra Japon kültürüne uygun olarak harakiri yapması gerekirdi ama 77 yılına kadar bu utanç verici mağlubiyetle yaşamayı kabul ediyor. Kendisine neden böyle bir karar verdiği sorulduğunda ise zaten kaybedilmiş bir savaşta daha fazla kan dökülmesini engellemek istedim diyor, yerseniz tabi. Bu sırada Leyte Körfezi açıklarında sen görevini yap diye ölen binlerce denizci ve batan gemiler bir adamın korkaklığı yüzünden gerçekten heba oluyor işte. Maalesef Zuikaku görevini başarmış olsa da bir komutanın inançsızlığı yüzünden binlerce denizcisiyle beraber bir hiç uğruna denizin derinliklerine gömülüyor. Zuikaku'da sancak indirilirken son bir kez selamlanıyor ve gemi terk ediliyor Şimdi döndük kitimize. 1/700 ölçek çok ön yargı ile yaklaşılan bir ölçek. Özellikle yaygın bir pazarı olmasından dolayı ilk 1/700 gemi kitlerini Tamiya, Revell veya Italeri markasına ait firmalardan yapmış kişilerin bu ölçekten soğumaları işten bile değil. Kalıp ve itici izleri, silik detaylar ve çapaklar derken zaten bu bit kadar parçalarla uğraşırken adamı illallah ettiriyorlar. Bu kadar özensiz ve kalitesiz kitlerin fahiş fiyatlarda satıldığını görmek de ayrı bir acı veriyor insana. Benim şahsi görüşüm, yukarıda ismi geçen firmaların birkaç kiti hariç 700 ölçekte belli başlı üreticilerden şaşmamak lazım: Fujimi, Hasegawa(yeni kitleri) Flyhawk, IBG, Trumpeter ve Hobbyboss. İş maketçinin yeteneğine ve emeğine bağlı olsa da, diğer markalara ciddi miktarlarda para ödeyip detay setleri ekleseniz bile temeli çürük olduğu için hiçbir zaman aynı tadı vermeyecektir. Bunları sadece 1/700 ölçek için söylediğimi tekrar hatırlatırım, 350 ve 144 ölçekte tablo bambaşka. Tamiya'nın Kido Butai seti Diğer firmaların kitlerine yeterince saydırdıktan sonra bu kiti anlatmaya başlayabilirim. Öncelikle hiç 1/700 ölçekli gemi yapmamış veya kötü kitlerle deneyimi olan birisinin bu ölçeğe aşık olmalarını sağlayacak detayları var geminin. Uçuş güvertesindeki tahta kaplama; güvertelerdeki kaydırmaz kaplamaları (Tamiya'nın 35 ölçekli 500 küsur liralık M1A2 Abrams kitine inatla ekleyemediği detay!); uçakların rüzgardan kayıp birbirlerine çarpmalarını veya denize düşmelerinin önünü kesmek için rüzgar duvarı; uçak asansörleri; uçaksavar silahlarının detaylarının ince ince işlenmesi ve sayısı; uçakların kanopilerinin, pervanelerinin, iniş takımlarının, bombalarının, torpidolarının ve de yakıt tanklarının ayrı ve içe detay parçalar şeklinde verilmeleri; gövdedeki lombozların delinmiş ve su akıtma çatılarının işlenmiş olması gibi detaylardan yığınla bulabileceğiniz bir kit kendisi. Dekaller bir tık kalın gibi görünmekle beraber Shokaku'nun uçaklarının beyaz dikey ID çizgisinin sette olmaması dışında gayet başarılı. Ben gemiyi ikinci el olarak Türkiye'den aldım ve Ticonderoga'nın aksine bunu mağazalardan alma şansımız yok. Ya yurtdışından getirtmeniz gerekiyor ya da ikinci elde yakalamanız. Fiyat olarak Ticonderoga'dan %75 daha pahalı olmasına rağmen aslında Tico daha dolu bir kutu ve daha fazla içeriği aynı kalitede sunuyor. Tabi ki burada gözlerimiz yapımcılara dönüyor ve Çin sanayisinin mükemmel bir örneği olan yeni nesil Trumpeter kitlerinin uygun fiyatına karşılık ikonikleşmiş Japon kalitesinin tüketiciye mali vurumu şeklinde sonuç çıkarabiliriyoruz. Kılavuz tek uzun bir parça olarak verilmiş Dekaller Gövde ve uçuş güvertesi Güverte detayları Yukarıda bahsettiğim lombozlar ve çatı detayları Asansörler, vinçler, antenler ve ıvır zıvır Asansör ve vinç detayları başarılı Kaydırmaz yüzey detayları net bir şekilde görülüyor Baca detayları rezalet Güverte detayları ve uçaksavarlar 25mm'lik Type 96 US topları Tarihin en kötü uçaksavar silahlarından biri 127mm'lik Type 89 Çift Amaçlı Toplar (Hem hava hem de yüzey hedefleri için) Tarihin en kötü dual-purpose silahlarından biri Menzil bulucular, sopalar, kürdanlar ve de bastonlar... Kaydırmaz yüzey, lomboz ve merdiven detayları... Uçaksavar bataryalarının yuvaları Teknecikler Japonların İkinci Dünya Savaşı'nda ne kadar vahşi bir millet olarak savaştığı bilinse de insan canına yine de değer veriyorlarmış ki, yığınla tekne de bu uçak gemisiyle beraber taşınmış. Bunların hepsinin isimleri de var ama şimdilik tek tek arayıp bulmaya üşendim Bunların da kaçış yerine çıkarma gemisi olduklarını tahmin ediyorum. Hafta sonları Boğaz manzarasını izlerken ailenizle deniz pikniği yaptığınız o nostaljik takalar Sıra geldi şeffaf parçalara. Burada hava grubu ve arama ışıklarını görüyoruz. Fark ettiğiniz üzere Ticonderoga'nın 30 uçaklık dev filosuna karşılık Shokaku'da 6 uçağımız var. Japonların neden kaybettiğine şaşırmamak lazım. Uçakların detayları Trumpeter'den bir tık daha iyi dersem yalan olmaz, özellikle kanopisini ayrı bir parça olarak verilmesi ve kokpit kısmının oyuk olması gerçekten iyi detaylar. Mitsubishi Type 0 A6M2b "Rei-sen /Zeke" x2 Döneminin en hızlı ve uzun menzilli avcı uçağı. Savaşın başlangıcında Amerikalıların elinde ne F6F ne de F4U olmadığı için Pasifik üzerinde rahatça at koşturabiliyorlardı. Hava üstünlüğü uçağı olarak ne kadar başarılı olsa da, CAP yani uçak gemisi grubunun hava savunmasında bekleyen görev grubu olarak oldukça başarısız olmuşlar ve Japon uçak gemilerinin kaybedilmesinde önemli bir faktör olmuşlardır. Nakajima Type 97 B5M2 "Kate" x2 İkinci Dünya Savaşının en başarılı torpido taarruz uçağı olarak kabul edilir. Type 91 Torpidoları mükemmel bir detay olarak kite eklenmiş. Hem uçağın altına monteli olarak (ayrı parça) hem de küçük taşıma arabasında (üç adet var). Amerikan uçak gemileri USS Lexington ve Hornet'in batırılması ve USS Yorktown'un da ağır hasar alıp Japon denizaltıları tarafından batırılması B5N'lerin başarısıdır. Aichi Type 99 D3A1 "Val" x2 Uçuş performansı gayet iyi olmasına karşın hem sabit iniş takımları hem de kısıtlı taşıma kapasitesi yüzünden yeterince efektif olamamış olan bir pike bombardıman uçağı. Amerikalı muadili SBD Dauntless'lerin 1000 kglik bombalarına karşılık Val uçakları sadece 250 kiloluk bombalar taşıyabiliyorlardı. Buna rağmen yaraladıkları veya batmasına vesile oldukları gemiler dışında aralarında HMS Hermes'in de bulunduğu 16 geminin batırılma başarısı D3A'lere aittir. En çok gemi batıran Mihver Kuvveti uçağı olarak kabul edilir. Sonuç: Genel olarak kusursuza yakın bir kit. Tam olarak fiyat-performans kiti olmasa da çılgın detayları ve kalitesiyle verdiğiniz parayı sonuna kadar hak eden ve piyasada muadili bulunmayan bir kit. Özellikle uçak gemilerinin en romantik olduğu döneme ilginiz varsa bu aziz gemiyi gördüğünüz yerde kapmanızı öneririm.
  46. 14 points
    Teşekkürler Gökay. Tomcat bitti hatta vitrinde yerini aldı ama fırsat bulup gün ışığında foto çekememiştim . Iyi hatırlattın
  47. 14 points
  48. 14 points
    FS36270 rengini eldeki bütün grileri sıraya dizip, deneme yanılma yoluyla bilgisayar ekranındakine en yakın rengi yakalamaya çalıştım. Rengi ayarlarken vernik ve eskitmeden kaynaklı koyulaşmayı da düşünerek bir tık açık yapmaya çalıştım. İlk karışımı sadece ön bölüme uyguladım. İki rengin uyumunu tam görebilmek için maskeleri sökmek zorunda kaldım. Tahminimden biraz daha açık olunca bir karışım daha yapıp kalan bölümü maskeyle, ön bölümü ise rötuş şeklinde tamamladım. Akşama ufak tefek dokunuşları ve biraz tonlama yaparım diye planlıyorum. Referanslardan görebildiğim kadarıyla siyah renkli yürüme bölgeleri kaymaz zemine sahip. Her ne kadar bu iş için kutudan dekal çıksa da ben çok abartmadan hafif bir kaymaz doku ile boyama yapmayı planlıyorum. Buradaki bir kırtasiyede bulduğum süsleme tozu ve beyaz tutkal ile denmelere başladım. Başarılı olursa bu ikiliyi kullanmayı planlıyorum.
  49. 14 points
    AK İspanya'dan büyük hevesle sipariş ettiğim ve bu model için sabırla beklediğim boyalar resmen kabusa dönüştü Takip sisteminde kargo 24 Şubat'ta ülkeye girmiş görünüyordu. O günden itibaren geçen haftaya kadar her gün postaneyi aradım ama hep olumsuz cevap geldi. Ne yazık ki geçen hafta AK ''sizin kargo bize geri döndü'' deyince tüm tadım kaçtı Adamların sistemindeki bildirime göre güya paket Kırgız gümrüğüne gelmiş, ekstra bir masraf çıkmış, beni aramışlar, ben ödemeyince de geri göndermişler Bir haftadır AK ile yazışmaya çalışıyorum nasıl çözeriz diye Durum böyle olunca ben de daha fazla beklemeden elde mevcut boyalarla işi götüreyim dedim. Elimde aşağıda fotosu olan Mr.Hobby H305/FS36118 Gunship Gray mevcuttu. Onunla ilgili bölümleri boyadım ama elimde FS36270 kodlu H306 yok. Medium Grey diye geçen boyaya yönelik her türlü boya/karışım/muadil önerileri büyük şükranla kabul edilir İlk kat boya sonunda durum budur. Bir kaç rötuşla FS36118 bölümünü tamamlayacağım
  50. 14 points
×